GÖZ HAKKINDA YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ


 

Bebeklerin gözlerinin devamlı sulanması :

Frank W. Newell : Ophthalmology Principles and Concepts, 4. baskı, sayfa: 147


İsterseniz şimdi yukarıdaki maddeleri açıklamaya çalışayım:

Dünyayı bir film kamerası gibi izlememize izin veren gözlerimizin değerini ancak işlevleri iyi yapamamaya başladıklarında anlarız ; ama genelde iş işten geçmiş olur. Bazen de etraftan duyduğumuz yalan-yanlış sözleri uygulayarak durumu daha da içinden çıkılmaz duruma getiririz .....

İşte bu yazıda orbita dediğimiz çukurda hem kemik duvarları, hem kapaklar, hem de havadaki tozları tutarak kirpiklerle çok iyi korunan gözlerimiz hakkında hepimize yararlı olacağını inandığımız küçük noktalara değinmeye çalışacağız.

• Derler ki : “Çok okudum, çok yazdım, çok çalıştım : onun için gözlerim mahvoldu!” : Yanlış: gözleriniz siz istemeseniz de etrafı tarayan kameralar gibi devamlı bakmakta , yani çalışmaktadırlar. Hatta gözlerinizi kapadığınız zaman bile dikkat edin gözleriniz ışık yokluğunu, yani karanlığı görmektedir...... Demekki gözleriniz çok okuyup yazmaktan tahrip olmaz; ancak yorulur !! Yorgunluğu da dinlenince geçer.....

• Derler ki : “ Bizim zamanımızda elektrik yoktu, ışık yetersizdi : ondan gözlerim tahrip oldu..” : Yanlış : loş ışıkta göz bebeklerimiz , bir fotoğraf makinesinin objektifi gibi açılarak, gözün içine daha çok ışık girmesine izin verir; ancak astigmatı olan kişiler az ışıkta gözlüksüz okumaya çalışırlarsa göz bebeğinin büyümesine bağlı olarak, bulanık görürler, gözleri ağrıyabilir; ama bu olaylar göze kalıcı zararlar vermez....

• Derler ki : “ Parlak ışık gözleri tahrip eder !”: Yanlış : karanlığın tersine fazla ışıkta göz bebekleri küçülerek göze daha az ışık girmesini sağlarlar, böylece bir otomatik savunma mekanizması oluştururlar. Ama bazı açık renk gözlü kişilerde bu yeterli olmayabilir, o durumda bile kişinin gözleri tahrip olmaz! İçerde fazla ışığın yansımalarını engellemek için antirefle adı verilen camların bir miktar fayda verdiği gerçektir. Ama rahatsızlığı gidermek için ev veya büro içinde koyu renkli güneş gözlükleri takmaya gerek yoktur. Dışarıda ise güneş gözlüklerinin koyu renkli camları bilhassa güneşin zararlı ultraviyole ışınlarını emmesi açısından bize faydalı olurlar; buradan şunu söylemek istiyorum : görünümleri ne kadar güzel olursa olsun işportada satılan gözlükler genelde bu tür ışınları süzmedikleri için boşu boşuna takılmış olurlar......

• Derler ki : “ Bana yanlış gözlük verdikleri için gözlerim böyle bozuldu ...”: Yanlış : -3.00 diyoptri gözü bozuk olan bir kişi düşünün ve ona -2.50 d. gözlük verilmiş olsun, yani gözünün numarası tam düzeltilmemiş, gözlükten sonra -0.50 d. daha bozukluğu kalıyor : aynı kişi gözlük almadan önce -3.00 d. bozuklukla dünyayı görmeye çalışıyordu , gözlüklerden sonra -0.50 d. ile görmeye çalışıyor, sizce hangi durum daha çok gözü bozar ?...

• Derler ki : “ Gözlük veya kontakt lens kullandım , ama göz bozukluğum düzelmedi...” : Yanlış : ne gözlükler, ne de kontakt lensler göz bozukluklarını yok etmezler, yalnızca tashih ederek iyi görmenizi sağlarlar......

• Derler ki : “ Gözlerim kuruyor, o nedenle gözlerimi temizlemek için bir damla damlatıyorum.” : Yanlış: nadir birkaç hastalık dışında çoğumuzun gözyaşı yeterlidir. Hatta gözyaşımızın dış tabakasının hafif yağlı olması nedeniyle altındaki sıvı tabakanın buharlaşarak yok olmasını engellemesi sayesinde gözyaşımız gözlerimizi umduğumuzdan daha fazla süre ıslak tutarlar ; ayrıca içinde bulunan lizozim denilen mikrop öldürücü bir madde ile de dışarıdan gelen mikroplara karşı en az ilaçlar kadar etkili bir savunma mekanizması oluştururlar. Bu arada dikkat edilmeden kortizon içeren bir damla göze damlatılırsa ilk anda bir ferahlama hissedilmesine rağmen beklenmeyen tatsız olaylar yavaş yavaş gelişebilir : mesela kortizonlu damlalar mikroplara karşı direncin kırılmasına neden olduklarından bakteriler ve bilhassa herpes adı verilen virüsler gözde üreyerek tatsız problemlere yol açabilirler. Ayrıca kortizonlu damlalar uzun süre kullanılırlarsa göziçi basıncını yükselterek glokoma da neden olabilirler.

• Genelde hastalarımız göz tansiyonunun dıştan bakışta bir belirtisi olduğunu düşünürler : Yanlış ! ; akut glokom krizi dediğimiz bir özel durum haricinde glokomlu gözler dıştan tamamen normal görünürler, ancak muayenede göziçi basıncı ölçümünde veya gözdibi muayenesinde tahribat bulguları görülünce olay anlaşılabilir yani göz doktoru haricinde hiç kimsenin dışardan bakarak göz tansiyon yüksekliğini anlamasının imkanı yoktur....

• Derler ki : “Yakından televizyon izlemek gözleri bozar”: Yanlış:
Televizyon monitörlerinin radyasyon yaydığı bilinen bir gerçektir; ancak bir süre yakından televizyon izlemek radyasyona bağlı katarakt veya retina hasarına neden olmaz. Sağlıklı gözlerin temelleri çocukluk çağlarında atılır. Özellikle okul öncesi yaştaki çocuklar televizyonu yakından seyretmeyi severler. Genellikle bunun nedeni merak ve çocuğun ilk kez gördüğü renkli, hareketli ve ses çıkartan görüntülere olan ilgisidir. Görme ve işitme problemi olan çocuklar da televizyonu yakından izleme eğilimindedir; ancak görme sorunu olmayan bir çocuk yakından televizyon izliyor diye miyop, hipermetrop veya astigmat olmaz.

• Derler ki : “Bilgisayar oyunları gözü bozar” : Yanlış:
Uzun süre bilgisayar oyunu oynamak gözleri ve beyni yorar, göz kuruluğuna neden olur; ancak direkt olarak herhangi bir göz bozukluğuna (miyop, hipermetrop, astigmat gibi) yol açmaz.

• Derler ki : “Gözlüğü bir kere takarsan numaralar hep artar”: Yanlış:
Gözlük “miyop”, “hipermetrop” ve “astigmat” adı verilen kırma kusurlarını düzelterek daha net görmemizi sağlar. Gözlük takmak numaraların düşmesini sağlamadığı gibi artmasına da neden olmaz. Gözlük ayakkabı gibidir: sokağa yalın ayak çıkarsanız, yürürsünüz, ama rahatsız yürürsünüz. Bir kere ayakkabının rahatlığına alışınca artık ayakkabısız çıkmak istemezsiniz.  Ama ayakkabı giymek ayak numaranızı ne büyütür, ne küçültür. Aynı şekilde gözlükle görme netliğini fark eden insan da artık gözlüğü çıkarmak istemeyecektir. Erişkinlerde 40 yaşından sonra ortaya çıkan yakını görme probleminde (bakınız :
presbiyopi) de gözlük taksanız da takmasanız da 60 yaşına kadar numaralar artacaktır. Bu doğal bir süreçtir: yakın gözlüğü kullanmak bu süreci hızlandırmaz veya yavaşlatmaz, sadece daha rahat okumanızı sağlar.

• Derler ki : “Sokaktan alınan güneş gözlükleri ve başkasının gözlüğünü takmak gözü bozar”: Yanlış:
Güneş gözlüğünün gözünüzü güneşin zararlı etkilerinden koruması için UV (ültraviyole= mor ötesi) ışınlarını bloke etmesi gerekir. UV ışınlarını bloke eden güneş gözlüklerinin nereden alındığınızın önemi yoktur. UV bloke edici özelliği olmayan bir güneş gözlüğü sadece işe yaramaz, ama gözünüzü de bozmaz. Başka bir kişinin gözlüğünü takmak gözünüzü bozmaz yalnızca yorar ve baş ağrısına neden olabilir. Ancak, sekiz yaşından küçük çocuklar doğru derecelerde ve ihtiyacı olan gözlükleri takmalıdırlar. Uygun olmayan gözlük kullanımı çocuklarda göz tembelliğine neden olabilir.

• Derler ki : “Çocuklarda bir miktar şaşılık (gözlerde kayma) olması normaldir”: Yanlış:
Şaşılık normal bir durum değildir. Çocuklarda gözlerde kayma doğuştan olabilir veya sonradan ortaya çıkabilir. Bazı şaşılık tipleri geçicidir ve gözlükle düzeltilebilir. Bazı kaymaları düzeltmek için ise ameliyat gerekebilir. Şaşılıkla ilgili en önemli sorun, kayan gözde tembellik gelişmesidir. Göz tembelliği erken tespit edilebilirse, çocuk 8-10 yaşına gelene kadar; ameliyat, gözlük ve kapama gibi tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir. Erişkinlerde göz tembelliğini tedavi edebilecek bir yöntem şu an için yoktur.

• Derler ki : “Göz nakli ile körlük tedavi edilebilir”: Yanlış:
Göz küresinin tam olarak nakli günümüz tıp teknolojisinde mümkün değildir! Halk arasında göz nakli olarak bilinen ameliyat aslında kornea naklidir. Kornea gözün en dış tabakası olan saydam dokudur. Kornea kaynaklı körlüklerin (keratokonus, kornea bulanıklığı, kornea ödemi gibi) tedavisinde uygulanan kornea nakli ameliyatı dünyada en sık uygulanan doku/organ nakli operasyonudur. Kornea nakli öncesinde alıcı ve verici arasında kan ve doku grubu uyumu aranmaz.

• Derler ki : “Göz doktorları lazer tedavisi (lasik, lazer göz ameliyatı) olmazlar” Yanlış:
Göz doktorları da kendi kırma kusurlarını (miyop, hipermetrop ve astigmat) düzeltmek için gözlük – kontakt lens takarlar veya gözlükten kurtulmak için ekzimer lazer tedavisi olurlar. ISRS (Uluslararası Refraktif Cerrahlar Birliği) üyesi göz doktorlarının yaklaşık % 25’i lazer göz ameliyatı olmuştur. Ayrıca, diğer insanlar gibi göz doktorları da belli bir yaştan sonra yakın gözlüğü kullanmak zorundadırlar ve şu anki teknoloji ile yakın görmenin lazer ile düzetilmesi önerilmez (bakınız : presbiyopi).  Bu nedenle, yakın görme için kullanılan gözlükler ile lazer arasında bağlantı kurulması mantıki değildir.

• Derler ki : “Lazer ameliyatı (lasik) olanlar yaşlandıklarında katarakt ameliyatı olamazlar”: Yanlış: Gözlükten kurtulmak için yapılan lazer göz tedavisi gözün en dışındaki kornea tabakasına uygulanır. Katarakt ise gözün içerisindeki saydam lensin bulanıklaşmasına verilen isimdir. Yeteri kadar yaşlanma şansı bulan herkes katarakt olur. Lazer göz ameliyatı olmuş olmanız katarakt gelişimine neden olmaz, katarakt ameliyatı olmanıza da engel değildir. Dikkat edilmesi gereken tek nokta katarakt ameliyatında kullanılacak göz içi merceğin numarasının doğru hesaplanmasıdır. Bu nedenle lazer olmuş kişilerin, senler sonra katarakt ameliyatı olacakları sırada göz doktoruna kaç derece göz bozukluğunun düzeltildiğini söylemeleri gerekir ki, cerrah göz içine konacak merceğin derecesini doğru hesaplasın.

• Derler ki : “İsteyen herkes dinlendirici gözlük takabilir”: Yanlış:
Çünkü "dinlendirici gözlük" diye bir şey yoktur!
Çok çalışıp yorulduysanız gözlük takmak sizi dinlendirmez. Eğer bir kırma kusurunuz varsa, bunu düzeltecek gözlük ancak görüşünüzü arttırır. Yoksa düz camı takmanın anlamı ve mantığı yoktur.

Halkımız arasında yanlış yerleşmiş birkaç konuyu dile getirmeye çalıştım .

İlk anda yukarda yazılanlar kişiye tuhaf gelebilir, ama düşününce her satırında yoğun saptamalar olan konunun doğruluğu ve bilhassa önemi anlaşılacaktır.