|
Son
zamanlarda medyada ve dolayısıyla hastalar arasında çok konuşulan iki konu
var :
-
Wave
Front Teknolojisi
-
Kartal Gözü
-
Bıçaksız LASIK
Önce
isterseniz bir örnek vererek lazer teknolojisinin bir adımı olan wave front
teknolojisinden bahsedelim :
Karşınızda gördüğünüz bir cismin görüntüsü gözünüzde :
-
önce
en öndeki kornea tabakasından,
-
sonra ön kamara dediğimiz içi aköz hümör adındaki bir sıvı ile dolu olan
bölgeden,
-
üçüncü olarak lens dediğimiz ve ileride yaşlılarda kataraktın geliştiği
mercekten,
-
dördüncü olarak gözün küresinin tam ortasındaki vitre cismi adı verilen jelatinimsi
sıvıdan geçerek
-
en
arkadaki retina (ağ tabaka) ya yansır.
Bu yansıtıcı ortamların herhangi birindeki milimetre,
hatta mikron (yani milimetrenin binde biri) düzeyindeki bozukluklar resmin
retinaya doğru olarak yansımasını engeller. Bu nedenle bazen cisim ile
gördüğümüz cisim arasında farklar oluşur. İşte bu küçük farkları ortadan
kaldırabilmek için wavefront teknolojisi geliştirilmeye çalışılmaktadır; bu
teknolojide gözün beş tabakasından geçerek gelen ışın demeti tekrar beş
tabakadan geri döndüğünde bir ekranında toplanarak bilgisayar tarafından
yorumlanır ve tüm hataları düzeltilmeye çalışılır. Böylece oluşacak
görüntünün tüm hatalardan arındırılmış pırıl pırıl bir görüntü olması
arzulanır. Ama acaba hakikaten öyle bir görüntü oluşmakta mıdır veya
oluşabilecek midir ? Bugünkü wavefront teknolojisi uygulanarak yapılan
ekzimer lazer veya LASIK müdahaleleri mutlaka direkt uygulanan lazer
teknolojisinden daha iyi sonuç vermektedir. Fakat daha alınması gereken çok
uzun bir yol vardır. Çünkü, görüntü yukarıda sıraladığım beş ortamdan geçip
tekrar geri döndüğünde her ortamdaki küçük hatalar bir sonraki ortamdaki
hatalarla birleşerek geometrik yanlışlara neden olabilmektedirler. Bu
nedenle wavefront teknolojisi şu anda herkese önerilecek bir teknoloji
değildir. Ama eğer daha önceden sonucu kötü olan bir ekzimer lazer
uygulaması geçirmişseniz, mutlaka wavefront teknolojisi ile eski lazer
uygulamasındaki hataların düzeltilmesi gerekir. Ayrıca, wavefront teknolojisinde her hasta için ayrı bir bilgisayar kartı
kullanıldığından dolayı bu teknoloji ile uygulanan lazer müdahalesinin
maliyeti klasik uygulamanın hemen hemen iki mislidir.

Acaba
Kartal Gözü nedir ?
Bildiğiniz gibi kartallar çok yükseklerde uçarken, yerdeki küçük varlıkları
bile fark ederek avlarlar. Bu nedenle wavefront teknolojisi ile insan
gözünün kartal gözü gibi keskin olabilmesi hedeflenmiştir. Ama hakikaten bu
gerçekleşebilir mi ?
Her
şeyden önce iki konuya açıklık getirmek gerekir:
Gözü bozuk olan bir insanın
gözlük numarası ile görme keskinliği
aynı şey değildir.
Örneğin, - 2.00 D miyop olan bir hastanın görme keskinliği gözlüksüz % 10,
gözlükle genelde % 100’dür. Yani, bizler LASIK sonrası hastamızın görme
keskinliğinin gözlük kullanmadan % 100’e ulaşmasını bekleriz. Bazen bu oran
%90’da kalabilir. İşte wavefront teknolojisi uygulanarak kartal gözü
görmesi arzulanan kişinin görme keskinliğinin % 150 - % 200 lere erişmesi
yani, normal görme keskinliğinin çok üstüne çıkması beklenir. Halbuki, şu
ana kadar wavefront teknolojisi uygulanan hastalarda dahi, LASIK öncesi görmesi
% 100 olan kişinin LASIK sonrası görmesi % 90 - % 120 arasında kalmaktadır.
Demek ki, kartal gözü dediğimiz görüntüye ulaşabilmek için daha çok
araştırma ve çalışma yapılması gerekmektedir. Bu nedenle siz değerli
hastalarımızın wavefront teknolojisi ve kartal gözü sözlerine pek fazla
güvenmemizi önerir, LASIK yapacak doktorunuzdan yukarda açıklamaya
çalıştığım konularda izahat almanızı öneririm.

Bıçaksız LASIK nedir ?
Web Sitemdeki videoda da
göreceğiniz üzere LASIK yönteminde, Ekzimer Laser uygulanmadan önce Keratom
adı verilen bir bıçak ile fleb adını verdiğimiz bir kapakçık kaldırılır,
Laser uygulanması sonunda bu kapakçık tekrar yerine oturtulur. İlk defa
geçen sene ( 2003 ) Madrid' de katıldığım SOE yani Avrupa Oftalmoloji Kongresinde
sunulan bir çalışmaya göre bu kapakçık femtosecond adı verilen bir
başka lazer yöntemiyle kaldırılmaya başlanmış ve bu çalışma bu sene
memleketimizde de uygulanma alanı bulmuştur. Wavefront gibi bu teknolojin
de ileride çok güzel neticeler vereceğine eminim; ama halen belirli bir
zaman beklendikten sonra Ekzimer Lazer yapımına izin veren bu yöntemin,
firmalarca asıl Lazer makinesine monte edilmesinden sonra çok daha iyi
sonuçlar alınacağı kanısındayım.

Önemli :
İleri teknolojili lazer
aletlerinde " Tissue Save " programı bulunmaktadır. İsminden de
anlayacağınız üzere bu program "doku koruması" yapmaktadır. "Tissue Save " programı uygulandığında diğer programlara göre aynı gözlük numarasını
düzeltmek için neredeyse korneadan % 50 daha az doku tıraşlanmaktadır.
Kornea kalınlığının sadece yarım milimetre olduğunu hatırlatırsam, doku
korumasının ne kadar önemli olduğunu anlatabilirim kanısındayım. Bu nedenle
ben LASIK müdahalelerimi, yalnız ve yalnız "Tissue Save" programı
uygulayarak yapmaktayım. Sizlere de önerim, doktorunuzdan LASIK
işlemini bu programı uygulayarak yapmasını istemenizdir.
Tissue Save Programı miyop,
miyop astigmat, mikst astigmatlar için geçerlidir. Hipermetrop ve
hipermetrop astigmatlar için bu programın kullanılmasına gerek yoktur. Çünkü
hipermetroplarda korneanın kalın olan dış yanındaki dokusu lazer ışınına
maruz kalır.
Halbuki miyoplarda korneanın ince olan orta bölümü tıraşlanır. Bu nedenle
miyoplarda ve miyop astigmatlarda "doku korunması" çok önemlidir.
Lazer Gözün Diğer Hangi Hastalıklarında Kullanılmaktadır ?
-
Argon ve Kripton
Lazerler
daha çok şeker hastalarının retinasında oluşan yeni damar
oluşumları ve kanamaları yok etmek için kullanılır.
-
Argon ve YAG
Lazerler aynı zamanda bazı glokom ( Göz tansiyonu =
Karasu)
tiplerinde tedavi amacıyla ayrı ayrı veya beraberce kullanılmaktadırlar.
-
YAG
Lazer
ise katarakt ameliyatı sonrasında bir kalıntı mevcutsa bunu
yok etmek için kullanılır:
bu nedenle
halk arasında yanlışlıkla Lazer ile katarakt ameliyatı olarak
nitelendirilmektedir.
-
Helium Lazer
ise hipermetropları düzeltmek için kornea yakılarak tekrar
şekillendirilmesinde kullanılmıştır; fakat sonuçları pek yüz güldürücü
değildir.
-
Karbon
Lazer ise diğer deri ve estetik cerrahi dallarında olduğu gibi göz
kapaklarının estetik bozukluklarında kullanılmaktadır. Böylece
kırışıklıkların büyük bir kısmı tedavi edilebilmektedir..
|